Kot pantolon kumaşından broş yapımı


Kot kumaşından yaptığım çiçekleri geçen hafta instagramda paylaşınca bir kaç takipçim nasıl yapıldığını anlatıp anlatamayacağımı sormuştu. Bu çiçeği belki hatırlarsanız, blogta da burada paylaşmıştım. O zaman da nasıl yapıldığı sorulmuştu. Çiçeklerden birinin yapımını bir video ile anlatmıştım ama diğeri için bir yayın hazırlayamamıştım. 
Bakalım, ister broş isterseniz de çeşitli el işi süslemelerinde kullanabileceğiniz bu çiçekleri nasıl yapabiliriz.


Gerekli malzemelerimiz:
- kot pantolon kumaşı 
- çiçeğinizin büyüklüğü ne kadar olsun istiyorsanız o ebatta yuvarlak bir keçe parçası
-makas
-silikon tabancası
-inci boncuklar
-sargı bezi
- broş aparatı


1. kot kumaşından yaklaşık 35 cm* 5 cm ebatlarında bir parça kesiyoruz. Çiçeğiniz daha küçük olsun isterseniz daha küçük bir parça da kesebilirsiniz. 


2. Kestiğimiz parçanın arka yüzüne, bir uzun kenarı boyunca silikon sıkıyoruz. Uzun kenar boyunca ortadan ikiye katlayıp, iki ucunu yapıştırıyoruz. (sadece kenar kısımları yapıştırıyoruz)


3. Makas ile istediğimiz genişlikte kesikler atıyoruz. Tamamen kesmemeye dikkat edin, yapıştırdığımız kısma kadar kesmek yeterli. Kesikler uç kısımdan değil, katlı olan kısımdan yapılacak.


4. Tamamına kesikleri yaptıktan sonra, yuvarlak keçe parçası üzerine, dıştan içe doğru çevirerek, silikonla yapıştırıyoruz.




5. İsterseniz bu aşamada bırakabilir, ortasına parlak bir taş, ya da düğme yapıştırarak da kullanabilirsiniz. Ya da diğer basamakları uygulayıp, çiçeğinize daha farklı bir görünüm kazandırabilirsiniz. Bunun için 4cm lik üç kare parça kesiyoruz.



6. Parçaların herbirini önce ortadan ikiye katlıyoruz. Sonra aşağıdaki fotoğrafları takip ederek, her bir parçayı katlamaya devam ediyoruz.



7. Bu kısımda doğaçlama yapabilirsiniz. Kestiğimiz 4 cmlik parçalardan, sonuçta külaha benzer bir şekil elde ediyoruz.


8. Külaha benzer bu parçaların içine silikon sıkıp inci boncukları yapıştırıyoruz.


9. Yaptığımız çiçeğin orta kısmına bolca silikon sıkıp, gazlı bezden kestiğimiz bir kaç kare parçayı bu kısıma yapıştırıyoruz. (Elinizle bastırmayın, yanabilirsiniz) Makasımızın ucu ile bastırarak, gazlı bez parçalarını orta kısma gömüyoruz. Üzerine de yaptığımız külahları, inciler yukarıya gelecek şekilde yapıştırıyoruz.


Son olarak, gazlı bezi ve kot kumaşını biraz çekiştirip, elimize vurup, sallayıp falan hırpalıyoruz ki ipleri atmaya başlasın, biraz havası olsun. Arkasına broş aparatını da silikonla yapıştırdıktan sonra istediğimiz yerde kullanabiliriz. 
Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur, sorularınız olursa yorum kısmına yazabilirsiniz.  
İnstagramda günlük ufak tefek hobi faaliyetlerimi paylaşıyorum, bana katılmak isterseniz sağ sütunda, üstte instagramda takip edin butonunu tıklayabilirsiniz. 
Herkese kucak dolusu sevgiler..

























bir lokmalık örgü pastalar



Size kendimle ilgili bir gerçeği açıklamak istiyorum ki pişirmekten, mutfak işlerinden hiç keyif almıyorum. Her gün yemek pişiriyorum elbet, ama öyle oyalayıcı, afilli tariflerden uzak duruyorum. Güzel yemeyi çok severim, özellikle de hamur işlerine bayılırım. Ama mümkünse ben pişirmesem..


Zaten dikkat ettiyseniz blogta hiç yemek ya da pasta tarifi yok. Pişirmekten keyif almam ama el işlerini pek severim bilirsiniz. Bu bir lokmalık cupcake, doughnut (donat) ve bisküvilerin yapımını farklı zamanlarda farklı you tube videolarından görmüştüm. 


Gerçek pasta tarifi vermeyeceğim bu gün sizlere ama izlediğim videoların linkini paylaşıyorum, belki nasıl yapıldığını merak edenler vardır diye. 

Cupcake için; buraya
Donat için; buraya
Biküviler için; buraya
bakabilirsiniz.


Ben videoları izledikten sonra aklımda kaldığı kadar uyguladım. Biraz da ipimin ve tığımın durumuna göre ufak tefek değişiklikler yaptım. Bisküviler videoda iki sırada yapılıyor mesela, benim ipim ince olunca beş sıra ördüm. Çok keyifli, çabucak örülüyor. Farklı renklerle denemelere devam edeceğim. Sevimli hediyelikler olur, özellikle de küçük kızların evcilik oyuncağı olarak seveceğini düşünüyorum. Bir de örgü ya da kumaş üzerine dikilerek kavanoz kapağı süslemesinde kullanılabilir. Ne dersiniz?







Karton ev mumluk yapımı


Geçen hafta desenli ve düz renk kartonlarla bir sürü kağıt ev yaptım. İnstagramdan da takip eden arkadaşlarım çoktan bu evlerimi gördüler. 


Pilli mumlarla birlikte mumluk olarak ya da dekoratif birer aksesuar olarak kullanılabilecek bu karton evlerin yapımı çok kolay. 


Gerekli malzemeler: 
* kalın desenli veya düz renkli kartonlar. (kırtasiyelerden temin edebilirsiniz.)
*kendi çizeceğiniz veya internetten bulabileceğiniz bir karton ev kalıbı
*makas
*cetvel
*yapıştırıcı

Gelelim yapılışına:


 1. Ben evlerin yapımı için kendi kalıbımı çıkardım. Bunun için bir A4 boyutu fotokopi kağıdının uzun kenarına 1cm lik bir parça ekledim ve fotoğrafta gördüğünüz şekilde bir çizim yaptım. Kalıbımı keserek kullanmaya hazır hale getirdim. Sizler de aynı ölçüleri kullanmak isterseniz fotoğrafı büyüterek (kesim tahtasının her bir karesi 1cm'dir) bakabilirsiniz. Ya da arama motorunuza "free paper house template" yazarak internetten bulacağınız hazır bir kalıbın çıktısını alıp, keserek kullanabilirsiniz.



2. Hazırladığım kalıbı karton üzerine koyarak, kesilecek ve katlanacak kısımları çizdim. Kesilecek kısımları keserek çıkardım. Ben yaptığım her evde aynı kalıbı kullanarak, bazısında kapı kısmını kesmeden, bazısında evin boyu daha kısa olacak şekilde kalıbı kartona aktararak farklı modellerde evler yaptım. 


3. Katlanacak kısımları belirlemek için yukarıda gördüğünüz işaretleme aletini kullandım. Adını bilmiyorum ama sanatsal kırtasiyelerden bulabilirsiniz. Ya da aynı amaçla makasınızın yuvarlak ucunu veya bir yağ bıçağını kullanabilirsiniz. Katlayacağım çizginin yanına düzgün bir şekilde cetvelinimi yerleştirip bu alet ile, kalemle çizer gibi iz yapıyorum. Bu izlerden kağıdı katlıyorum. Bu işlem kağıdın kırılmadan tam istediğim yerden katlanmasını sağlıyor. Fotoğrafı büyüterek incelerseniz, soldaki ilk 1cm'lik kısımda yaptığım izi görebilirsiniz. 


4. Katlama işlerini  yapmadan önce kalem izlerini silmeyi unutmayın. Tüm katlama işlerinden sonra kalıbın iki ucunu yapıştırdım. Yukarıdaki fotoğrafta çatı kısmındaki katlı parçalara dikkat, buraya üst çatıyı yapıştıracağız.


5. Çatı için çıkardığım dikdörtgen şeklindeki kalıbı kartona geçirerek kestikten sonra tam ortadan ikiye katladım.


6. Çatıyı yapıştırdım. 

İşin zor kısmı belki de kalıbı çıkarmak ama o da 10 dakikadan fazla sürmedi. Bu aşama size zor geldiyse  daha önce de belirttiğim gibi tüm kesme ve katlama işlemlerini üzerlerinde gösteren hazır kalıpları internetten bulup uygulayabilirsiniz. Zaten kalıp olduktan sonra gerisi kes, katla, yapıştır. 
Denemek isteyenlere umarım faydalı olur. Kağıt deyip geçmeyin, kağıt ve kartonlarla bunun gibi çok sevimli aksesuarlar yapmak mümkün.
Bu arada yeni yayınlardan haberdar olamak ya da yeni projelerimi anında görmek için facebook ve instagram hesaplarımı da takibe almayı unutmayın.  Sağ sütunda, üstte, instagram ve facebook ile takip et butonlarını kullanabilirsiniz. 

Herkese kucak dolusu sevgiler..














Anın tadını çıkarmalı




Çoğunlukla bir şeylerin peşinde koşarken yaşamı kaçırıyor ve yaşamayı unutuyoruz. Bir kaç gün önce Murathan Mungan'ın bir yazısını okudum. Ve benzer düşüncelerle boyadığım bu şişe geldi aklıma. Şişenin yapım aşamalarını burada anlatmıştım. Bu gün çok beğendiğim bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Yazı biraz uzun ama keyifli. Bir fincan çay ya da kahvenizi almanızı öneriyorum.


" Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha iyi olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz. Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. 


En sevdiğim sözlerden biri Alfred D.Souza'ya aittir. Der ki: "Uzun zamandan beridir hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonra anladım ki bu engeller benim hayatımdı." Bu görüş açısı mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur. Öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin. Mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse; okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar, pazar sabahına kadar, işe başlayana kadar, yeni bir araba ya da ev alana kadar, borçları ödeyene kadar, ilkbahara kadar, kışa kadar, maaş gününe kadar, şarkınız söylenene kadar, emekli olana kadar, ölene kadar...
Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çoğu mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır. Unutmayın yarın kimseye vaad edilmemiştir. "
Murathan Mungan

Yani sevgili arkadaşlarım, geçmiş geçmiştir ve gelecek de gelmemiştir. O halde sadece şu an vardır. Mutluluk bizim içimizdedir, onu başkalarından beklediklerimize bağlamamak gerekir. Ben her zaman insanlar mutlu edilemez, mutlu olur diye düşünürüm. 
Hepimize anların tadını çıkarabileceğimiz, mutlu bir gün diliyorum..

Sevgiler..



Kolay mum eskitme nasıl yapılır


Şimdi başlığı okuyanların "mum eskitmenin de transfer gibi zoru kolayı mı varmış" diye düşündüğünü tahmin ediyorum. Tabi ki de ahşap boyama teknikleri arasında kolay mum eskitme diye bir teknik yok ama bu bizim kolay yoldan bu tekniği uygulayamayacağımız anlamına gelmez.



Bu taç figürlü mdfyi görünce vuruldum kendisine. Zaten obje güzel detaylara sahip olunca pek fazla bir şey istemiyor üzerine. Ama ben öyle dümdüz boya, tamam da yapamıyorum. İlla ki eskitmek lazım. Dedim ki mum eskitme yapayım, kolayından olsun. 


Peki nasıl yapıyorsun kolay yoldan mum eskitmeyi derseniz, şöyle;

1. Nemli bir bezle objenin tozunu alıyorum
2. Hiç boya sürmeden doğrudan mdf üzerine bakkal mumu ( bildiğimiz beyaz renkli, adi mum) sürüyorum
3. İstediğim renk akrilik boya ile kapanana kadar boyuyorum.
4. Eskitmek istediğim yerlere, eskitmek istediğim kadar zımpara yapıyorum. 
5. İki kat fırça ile sürülen vernikle vernikliyorum.

Bu işin kolay kısmı, mumu sürmeden önce farklı bir renkle boyama basamağını atlamak. Doğrudan mdf üzerine mumu sürüp, tek renk boya ile mum eskitme yapmış oluyoruz. Burada bir de püf nokta var. Boya katları arasında kuruma işini hızlandırmak için saç kurutma makinesi kullanmayın. Bu işlem alta sürdüğünüz mumun erimesine neden olur, sonrasında güzel bir eskitme efekti yakalayamazsınız. 

Ben bu uygulama sonucundan çok memnun kaldım. Kutu ve tepsi gibi objelere de uygulanırsa hoş olur diye düşünüyorum. Bir de üzerine stencıl ile desen yapılırsa tadından yenmez, ne dersiniz?






Tığ işi servis ve bardak altlıkları

Örgü ya da tığ işinin en çok neyini seviyorum biliyor musunuz? Sosyal bir hobi olmasını. Boyama ya da kağıt işlerim için yığınla malzeme sermek gerekiyor. Tutkallar, boyalar, vernikler, medyumlar etrafı kirletmesin dikkat etmek gerekiyor. Dolayısıyla bu işler bir köşede kendimle baş başa gerçekleşiyor. Tabi onun da ayrı bir terapi olduğunu inkar edemem. Ama örgü işi öyle değil, arkadaşlarınızla, ailenizle, istediğiniz her yerde, sohbet eşliğinde yapabileceğiniz bir el işi. Onun da terapi etkisi başka..


En çok akşam saatlerinde örmeyi seviyorum. Akşam yemeğinin üzerine içilen çayın ve baba oğul cıvıldaşmalarının eşliğinde. Tamam, bazen bu cıvıldaşmalar aslan gibi kükreme, boğa gibi mööleme şeklinde de olabiliyor, hatta karate gösterilerine de dönüşebiliyor. :) Ama seviyorum bu saatleri.


Bazen de ailece izlenen bir film, anne kız, arkadaş sohbeti eşliğinde.. 


Bu servis ve bardak altlıkları da böyle zamanlarda çıktı ortaya. Servis modelini you tube da gezerken buldum. 5 videodan oluşan bir seri olarak yapım aşamalarını takip edebiliyorsunuz. Video ingilizce ama bayan o kadar ağır örüyor ki dil bilmeye gerek yok takip etmek için. Yapmak isteyenler için serinin birinci bölümü aşağıda.



Bardak altlıklarını da aynı şekilde başladım. Ancak ikinci ve üçüncü sıralar arasına her ilmeğin üzerine bir ikili trabzandan oluşan sıra ekledim. Böylece toplamda beş sıra sonunda  6. sırayı da sık iğne yaparak bitirdim. 
Bir de bu yayında başladığımı söylediğim koltuk şalı da bitti ve hatta bir bebek battaniyesi ördüm, onları da paylaşacağım sonra, takipte kalın :)

Sevgiler..

Bir kırlangıç hikayesi - Polyester boyama



"Günlerden bir gün kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş" diye başlayan bir hikayesi var kırlangıçların. Ama tabiki ben bu gün size o hikayeyi değil boyadığım polyester kırlangıçlarımın hikayesini anlatacağım.




Polyester boyama oldukça kolay ve zevkli. Zaten çoğu polyester objenin kendine has güzel şekilleri var. Fazla uğraşmadan sadece beğendiğiniz bir akrilik boya ile ile renklendirerek de bu objeleri kullanmanız mümkün. Ancak ben polyester objeler üzerindeki girinti ve çıkıntıları bazı dekoratif boyama teknikleri ile biraz daha fazla ön plana çıkarmayı seviyorum. 


Bu kuşları önce üç kat (katlar arasının kurumasını mutlaka bekliyoruz) mat beyaz akrilik boya ile boyadım. İşte bu aşamadan sonra da obje üzerindeki detayları ortaya çıkarmaya yönelik bir kaç uygulama yaptım. 
Kuru bir sentetik fırçanın ucunu az miktarda koyu turkuaz (cadence) metalik boyaya bandırdım, fazlasını bir kağıt havlu üzerine sürerek aldım. Ve objenin tamamı üzerinde hafifçe, süpürerek gezdirdim. Bu aşamada fırçanın kuru olması ve çok az miktarda boya ile işlem yapmak önemli. Bir seferde bolca boya kullanırsak obje üzerinde istediğimiz gölgelendirmeleri yapamayız. Bu işleme aynı şekilde objedeki detayları istediğim şekilde vurgulayana kadar devam ettim.  Daha koyu renk görünmesini istediğim baş kısmı ve kenar kısımlar üzerinde  işlemi daha fazla tekrarladım. 


İki kat su bazlı vernik ile vernikledikten sonra, parmak yaldız uyguladım. Yine bu işlemi de önce çok az yaldız ile başlayıp nasıl durduğuna bakarak bazı bölgelerde yoğunlaştırarak yaptım.
Kuşlarım yazlığın duvarın süsleyecek. O nedenle beyaz ve turkuaz renkleri seçtim. 
Gelelim yazının başında bahsettiğim hikayeye. Merak edenler Can Dündar'dan dinleyebilir, benim hikayemden daha romantik ve ders alınası olduğu kesin :)




Herkese kocaman sevgiler..

Share It