Eskitme sandık boyama


İki yayın arası fazla uzadı ama yaz halleri işte, anlayacağınızı umuyorum. Bu arada hiç boş durmuyorum, duramıyorum daha doğrusu. Ellerim ve zihnim hep meşgul anlayacağınız, hep kafamda yeni düşünceler, hep yapacak çok işim var. 
Anneme daha önce boyadığım sandığı burada paylaşmıştım. O anneler günü hediyesiydi, epey de el işçiliği vardı üzerinde, özel bir hediye olmasını istemiştim. Çok da yakıştı annemin salonuna. Örgü işini, iplerini derleyip toparlıyor (annem de pek boş duramaz), çok da kullanışlı. Bir de yazlığa gerekliydi böyle bir sandık, sonunda boyadım.



Uzaktan çektiğim fotoğraflarda dokusu pek belli olmamış, bir de yakın çekim yaptım daha iyi anlaşılması için. 
Sandığı üç kat, her katta farklı renkle boyadım;
1. İlk katı folk art 619 "poetry green" renk ile boyadım. 
2. İlk kat kuruduktan sonra bolca glaze ile folk art 804 "yellow ochre"rengi karıştırdım. ikinci kat olarak yüzeye bolca sürdüm, kurumasını beklemeden doku tarağı (wood grainer) ile budak desenleri yaptım. Kurumasını bekledim.
3. Üçüncü kat olarak bolca suyla folk art 235 "ice blue dark" karıştırıp, kıl fırça ile süpürerek eskittim. 
* Tüm katlar arası hafif bir zımpara yaptım.


Üzerine de cadence "taffy" renk ile stencıl uyguladım. Stencıl bir kaç yıldır elimde, paket kağıdını da attığım için markasını tam olarak bilemiyorum, ama cadence olması muhtemel. Vernikleme işleminden önce zımpara ile kenar kısımları daha fazla olmak üzere eskitme yaptım.
Sandığın iç kısmını fotoğraflamadım, ama onu da bir kat  folk art 989 "licorice" (bir çeşit siyah tonu) ile boyadım. Renk koyu olunca tek kat yeterli oldu. en son olarak sandığın tüm iç ve dış yüzeylerini iki kat, fırça ile sürülen su bazlı vernik ile vernikledim. 


Ben çok sevdim, renk tonlarıyla hafif bir fransız havası var, ne dersiniz? Ayrıca hava da sıcak olunca içini boyarken dışı kurudu, derken çabucak biten bir iş oldu.
 Bu tekniği, bir biriyle uyumlu olarak seçeceğiniz farklı renklerle, mobilya yenilemede de kullanmak mümkün. Masa ve sehpaların  üst tablalarında çok güzel sonuçlar verecektir. Eğer aranızda deneyen olursa benimle de paylaşmayı ihmal etmeyin. Sevgiler..




Taş süsleme nasıl yapılır




Deniz kenarından mutlaka her yaz bir sürü irili ufaklı taş topluyorum. Küçük olanların çoğu kavonozlar, vazolar veya camlı sahpamın içinde sergide. Büyükçe olanları da boyayıp kapı, pencere tutacağı ya da sahilde kitap okurken sayfalar uçuşmasın diye kullanıyorum, bir kısmını da bu amaçla etrafımdakilere hediye ediyorum. 


Taşları önce beyaz ya da krem renk ile üç dört kat boyayıp, üzerine peçete dekupaj uyguluyorum. Peçeteyi bazen bütün olarak, bazen de figürleri keserek yapıştırıyorum. Bir önceki yayında da peçete dekupajı kırışıksız, kabarcıksız nasıl yaparız anlatmıştım, taşlara da aynı şekilde uyguluyorum. 



Yukarıdaki fotoğrafta çapalı olanda çatlatma işlemi de uyguladım.  Geçen yaz burada çatlatma tekniği uyguladığım başka bir örneği anlatmıştım, çatlatmayı nasıl yaptığımı merak edenler linki tıklayarak bakabilir.

Fotoğrafları instagramda paylaştığımda taşların altını da boyayıp boyamadığım sorulmuştu. Taşların iki yüzünü de boyuyorum, ancak üst yüzüne peçete dekupaj uyguluyorum. En son olarak da her iki yüzünü vernikliyorum. Taş süslemenin bir çok farklı yolu ve örneği var, siz nasıl süslüyorsunuz sahilden topladığınız taşları?








Kırışıksız, hava kabarcıksız peçete dekupajlar için ip uçları


Önceki yayının üzerinden epey uzun bir zaman geçti. Bu süre içerisinde yazlığa gidip geldik. Yazlıkta internet bağlantısı olmadığından, blogta paylaşımda bulunamadım.  Bu gün sizlerle instagramda da paylaştığım, peçete dekupaj ve eskitme işlemi uyguladığım kelebek figürlü bu objeyi paylaşmak istiyorum. Peçete dekupajın ip uçları neler biraz da ondan bahsedeceğim.




Peçete dekupajın en önemli özelliği açık renkli zemine uygulanması. O nedenle bu objeyi üç kat beyaza boyayarak işe başladım. Beyaz renk, peçeteyi yapıştıracağımız zemin için en uygun renk. Çünkü peçete o kadar ince ki, dekupaj sonrasında altta kalan zeminin rengini de bize yansıtacak. Elinizde beyaz renk yoksa beyaza en yakın krem rengi kullanmanızı tavsiye ederim. Açık renk deyince aklınıza uçuk sarı,pembe ve mavi gibi renkler de gelmiş olabilir. Ama bu renkler peçetenizin desen ve renklerine yansıyarak desenlerin net ve güzel görünmesini engelleyecektir. Objenizi illaki bu renklerde boyayıp küçük parçalar halinde peçete deseni uygulamak istiyorsanız, peçetenizi açtığınız model hamuru üzerine uygulayıp, hamur kabartma şeklinde uygulamanızı tavsiye ederim.   


Zemini beyaza boyadıktan sonra zımparalayıp peçeteyi yapıştırmaya uygun hale getirmek lazım. Peçete desenlerini objeye iki şekilde yapıştırabilirsiniz. 
1. Desenleri ufak parçalar halinde uyguluyorsanız, parçaları objenizde istediğiniz yere yerleştirip üzerinden fırçaya aldığınız peçete dekupaj tutkalı ile nazikçe geçerek peçeteyi yapıştırabilirsiniz. Bu işlemi yaparken fırçayı merkezden kenarlara doğru hareket ettirmek hava kabarcıklarının oluşmasını önler. 
2. Benim bu objede yaptığım gibi tüm yüzeye bütün halde peçete dekupaj yapacaksanız yukarıdaki yöntem uygun olmaz. Peçetenin merkezinden kenara kadar tek seferde peçete tutkalını süremezsiniz ve fırçanızı her kaldırıp, yeni tutkal alıp sürdüğünüzde çok sayıda kabarcık ve kırışıklık oluşturursunuz. Bunu önlemenin en iyi yolu; peçeteyi obje üzerine yerleştirmeden önce tüm yüzeyi yeteri kadar peçete tutkalı ile kaplayıp, peçetenizi yavaşça bir ucundan başlayıp diğer ucuna doğru obje üzerine yaymaktır. Sonrasında peçetenizin tamamını örtecek şekilde üzerine bir plastik poşet serip bu poşetin üzerinden nazikçe bir bez yardımıyla merkezden kenarlara doğru bastırarak kırışıklık ve kabarcıkları önleyebilirsiniz. Biraz kuruyunca üzerindeki poşeti kaldırıp tüm yüzeyin üzerinden peçete tutkalı ile geçin. 



Ben bu objede beyaz boya ve zımparanın ardından ikinci yöntemle peçete dekupajı yaptım. Sonrasında kuru bir fırça ve peçete desenine uygun renkli nir boya ile kenar kısımlara fırça eskitme yaptım. Siz de benim gibi peçete dekupajı objenin durumuna ve zevkinize göre eskitme teknikleri ile birlikte kullanabilirsiniz. Umarım tavsiyelerim yeni başlayanlara yaralı olur, eğer öyle olacağını düşünüyorsanız yayını artılamakta çekinmeyin :)

Sevgiler..  










Kot pantolon kumaşından broş yapımı


Kot kumaşından yaptığım çiçekleri geçen hafta instagramda paylaşınca bir kaç takipçim nasıl yapıldığını anlatıp anlatamayacağımı sormuştu. Bu çiçeği belki hatırlarsanız, blogta da burada paylaşmıştım. O zaman da nasıl yapıldığı sorulmuştu. Çiçeklerden birinin yapımını bir video ile anlatmıştım ama diğeri için bir yayın hazırlayamamıştım. 
Bakalım, ister broş isterseniz de çeşitli el işi süslemelerinde kullanabileceğiniz bu çiçekleri nasıl yapabiliriz.


Gerekli malzemelerimiz:
- kot pantolon kumaşı 
- çiçeğinizin büyüklüğü ne kadar olsun istiyorsanız o ebatta yuvarlak bir keçe parçası
-makas
-silikon tabancası
-inci boncuklar
-sargı bezi
- broş aparatı


1. kot kumaşından yaklaşık 35 cm* 5 cm ebatlarında bir parça kesiyoruz. Çiçeğiniz daha küçük olsun isterseniz daha küçük bir parça da kesebilirsiniz. 


2. Kestiğimiz parçanın arka yüzüne, bir uzun kenarı boyunca silikon sıkıyoruz. Uzun kenar boyunca ortadan ikiye katlayıp, iki ucunu yapıştırıyoruz. (sadece kenar kısımları yapıştırıyoruz)


3. Makas ile istediğimiz genişlikte kesikler atıyoruz. Tamamen kesmemeye dikkat edin, yapıştırdığımız kısma kadar kesmek yeterli. Kesikler uç kısımdan değil, katlı olan kısımdan yapılacak.


4. Tamamına kesikleri yaptıktan sonra, yuvarlak keçe parçası üzerine, dıştan içe doğru çevirerek, silikonla yapıştırıyoruz.




5. İsterseniz bu aşamada bırakabilir, ortasına parlak bir taş, ya da düğme yapıştırarak da kullanabilirsiniz. Ya da diğer basamakları uygulayıp, çiçeğinize daha farklı bir görünüm kazandırabilirsiniz. Bunun için 4cm lik üç kare parça kesiyoruz.



6. Parçaların herbirini önce ortadan ikiye katlıyoruz. Sonra aşağıdaki fotoğrafları takip ederek, her bir parçayı katlamaya devam ediyoruz.



7. Bu kısımda doğaçlama yapabilirsiniz. Kestiğimiz 4 cmlik parçalardan, sonuçta külaha benzer bir şekil elde ediyoruz.


8. Külaha benzer bu parçaların içine silikon sıkıp inci boncukları yapıştırıyoruz.


9. Yaptığımız çiçeğin orta kısmına bolca silikon sıkıp, gazlı bezden kestiğimiz bir kaç kare parçayı bu kısıma yapıştırıyoruz. (Elinizle bastırmayın, yanabilirsiniz) Makasımızın ucu ile bastırarak, gazlı bez parçalarını orta kısma gömüyoruz. Üzerine de yaptığımız külahları, inciler yukarıya gelecek şekilde yapıştırıyoruz.


Son olarak, gazlı bezi ve kot kumaşını biraz çekiştirip, elimize vurup, sallayıp falan hırpalıyoruz ki ipleri atmaya başlasın, biraz havası olsun. Arkasına broş aparatını da silikonla yapıştırdıktan sonra istediğimiz yerde kullanabiliriz. 
Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur, sorularınız olursa yorum kısmına yazabilirsiniz.  
İnstagramda günlük ufak tefek hobi faaliyetlerimi paylaşıyorum, bana katılmak isterseniz sağ sütunda, üstte instagramda takip edin butonunu tıklayabilirsiniz. 
Herkese kucak dolusu sevgiler..

























bir lokmalık örgü pastalar



Size kendimle ilgili bir gerçeği açıklamak istiyorum ki pişirmekten, mutfak işlerinden hiç keyif almıyorum. Her gün yemek pişiriyorum elbet, ama öyle oyalayıcı, afilli tariflerden uzak duruyorum. Güzel yemeyi çok severim, özellikle de hamur işlerine bayılırım. Ama mümkünse ben pişirmesem..


Zaten dikkat ettiyseniz blogta hiç yemek ya da pasta tarifi yok. Pişirmekten keyif almam ama el işlerini pek severim bilirsiniz. Bu bir lokmalık cupcake, doughnut (donat) ve bisküvilerin yapımını farklı zamanlarda farklı you tube videolarından görmüştüm. 


Gerçek pasta tarifi vermeyeceğim bu gün sizlere ama izlediğim videoların linkini paylaşıyorum, belki nasıl yapıldığını merak edenler vardır diye. 

Cupcake için; buraya
Donat için; buraya
Biküviler için; buraya
bakabilirsiniz.


Ben videoları izledikten sonra aklımda kaldığı kadar uyguladım. Biraz da ipimin ve tığımın durumuna göre ufak tefek değişiklikler yaptım. Bisküviler videoda iki sırada yapılıyor mesela, benim ipim ince olunca beş sıra ördüm. Çok keyifli, çabucak örülüyor. Farklı renklerle denemelere devam edeceğim. Sevimli hediyelikler olur, özellikle de küçük kızların evcilik oyuncağı olarak seveceğini düşünüyorum. Bir de örgü ya da kumaş üzerine dikilerek kavanoz kapağı süslemesinde kullanılabilir. Ne dersiniz?







Karton ev mumluk yapımı


Geçen hafta desenli ve düz renk kartonlarla bir sürü kağıt ev yaptım. İnstagramdan da takip eden arkadaşlarım çoktan bu evlerimi gördüler. 


Pilli mumlarla birlikte mumluk olarak ya da dekoratif birer aksesuar olarak kullanılabilecek bu karton evlerin yapımı çok kolay. 


Gerekli malzemeler: 
* kalın desenli veya düz renkli kartonlar. (kırtasiyelerden temin edebilirsiniz.)
*kendi çizeceğiniz veya internetten bulabileceğiniz bir karton ev kalıbı
*makas
*cetvel
*yapıştırıcı

Gelelim yapılışına:


 1. Ben evlerin yapımı için kendi kalıbımı çıkardım. Bunun için bir A4 boyutu fotokopi kağıdının uzun kenarına 1cm lik bir parça ekledim ve fotoğrafta gördüğünüz şekilde bir çizim yaptım. Kalıbımı keserek kullanmaya hazır hale getirdim. Sizler de aynı ölçüleri kullanmak isterseniz fotoğrafı büyüterek (kesim tahtasının her bir karesi 1cm'dir) bakabilirsiniz. Ya da arama motorunuza "free paper house template" yazarak internetten bulacağınız hazır bir kalıbın çıktısını alıp, keserek kullanabilirsiniz.



2. Hazırladığım kalıbı karton üzerine koyarak, kesilecek ve katlanacak kısımları çizdim. Kesilecek kısımları keserek çıkardım. Ben yaptığım her evde aynı kalıbı kullanarak, bazısında kapı kısmını kesmeden, bazısında evin boyu daha kısa olacak şekilde kalıbı kartona aktararak farklı modellerde evler yaptım. 


3. Katlanacak kısımları belirlemek için yukarıda gördüğünüz işaretleme aletini kullandım. Adını bilmiyorum ama sanatsal kırtasiyelerden bulabilirsiniz. Ya da aynı amaçla makasınızın yuvarlak ucunu veya bir yağ bıçağını kullanabilirsiniz. Katlayacağım çizginin yanına düzgün bir şekilde cetvelinimi yerleştirip bu alet ile, kalemle çizer gibi iz yapıyorum. Bu izlerden kağıdı katlıyorum. Bu işlem kağıdın kırılmadan tam istediğim yerden katlanmasını sağlıyor. Fotoğrafı büyüterek incelerseniz, soldaki ilk 1cm'lik kısımda yaptığım izi görebilirsiniz. 


4. Katlama işlerini  yapmadan önce kalem izlerini silmeyi unutmayın. Tüm katlama işlerinden sonra kalıbın iki ucunu yapıştırdım. Yukarıdaki fotoğrafta çatı kısmındaki katlı parçalara dikkat, buraya üst çatıyı yapıştıracağız.


5. Çatı için çıkardığım dikdörtgen şeklindeki kalıbı kartona geçirerek kestikten sonra tam ortadan ikiye katladım.


6. Çatıyı yapıştırdım. 

İşin zor kısmı belki de kalıbı çıkarmak ama o da 10 dakikadan fazla sürmedi. Bu aşama size zor geldiyse  daha önce de belirttiğim gibi tüm kesme ve katlama işlemlerini üzerlerinde gösteren hazır kalıpları internetten bulup uygulayabilirsiniz. Zaten kalıp olduktan sonra gerisi kes, katla, yapıştır. 
Denemek isteyenlere umarım faydalı olur. Kağıt deyip geçmeyin, kağıt ve kartonlarla bunun gibi çok sevimli aksesuarlar yapmak mümkün.
Bu arada yeni yayınlardan haberdar olamak ya da yeni projelerimi anında görmek için facebook ve instagram hesaplarımı da takibe almayı unutmayın.  Sağ sütunda, üstte, instagram ve facebook ile takip et butonlarını kullanabilirsiniz. 

Herkese kucak dolusu sevgiler..














Anın tadını çıkarmalı




Çoğunlukla bir şeylerin peşinde koşarken yaşamı kaçırıyor ve yaşamayı unutuyoruz. Bir kaç gün önce Murathan Mungan'ın bir yazısını okudum. Ve benzer düşüncelerle boyadığım bu şişe geldi aklıma. Şişenin yapım aşamalarını burada anlatmıştım. Bu gün çok beğendiğim bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Yazı biraz uzun ama keyifli. Bir fincan çay ya da kahvenizi almanızı öneriyorum.


" Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha iyi olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz. Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. 


En sevdiğim sözlerden biri Alfred D.Souza'ya aittir. Der ki: "Uzun zamandan beridir hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonra anladım ki bu engeller benim hayatımdı." Bu görüş açısı mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur. Öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin. Mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse; okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar, pazar sabahına kadar, işe başlayana kadar, yeni bir araba ya da ev alana kadar, borçları ödeyene kadar, ilkbahara kadar, kışa kadar, maaş gününe kadar, şarkınız söylenene kadar, emekli olana kadar, ölene kadar...
Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çoğu mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır. Unutmayın yarın kimseye vaad edilmemiştir. "
Murathan Mungan

Yani sevgili arkadaşlarım, geçmiş geçmiştir ve gelecek de gelmemiştir. O halde sadece şu an vardır. Mutluluk bizim içimizdedir, onu başkalarından beklediklerimize bağlamamak gerekir. Ben her zaman insanlar mutlu edilemez, mutlu olur diye düşünürüm. 
Hepimize anların tadını çıkarabileceğimiz, mutlu bir gün diliyorum..

Sevgiler..



Bu gadget'ta bir hata oluştu